Sunday, 29 December 2013

BAĞRI YANIK DOSTLARA - ASU MARALMAN (dj tutan mix)





Bizim taksi durağındaki abiler, sitenin güvenliği ve sık uğradığım marketin çalışanları bir haftadır sektirmeden her akşam “iyi yıllar” diliyor bana. Ertesi sabah karşılaştığımızda hâlâ aynı yılda olduğumuzdan olacak basitçe “iyi günler”leşiyoruz. Ve fakat akşam olunca yine “iyi yıllar”a dönüyor selamlaşma rutinimiz.

Hepimiz yılı bir an önce - hele böyle bir yılı- tekme tokat göndermek istiyoruz ondan şüphem yok. Ama bütün bir yılın iyi dileklerini Aralık’ın son haftasına sıkıştırmaya ne gerek var? Mesela, Haziran’da birbirimizi arayıp “iyi yıllar” desek, tüm yıl için ilettiğimiz iyi dileklerimizi daha efektif kullanabiliriz. Yıl bitmemiş oluyor sonuçta, e memleketin hali zaten ortada, yılbaşı dileklerinin gerçekleşme durumunu da kontrol etmiş oluruz hem. “Ben sana başarılı bir yıl dilemiştim, Haziran ortası oldu, nasıl geçiyor?” diye sorsak bizim şartlarımıza daha uygun düşmez mi? 

Her şey, bir müşterinin Kasım ayında yaptığımız bir sunumun sonunda “önümüzdeki 8 ayın planını görmek istiyoruz” demesiyle başladı. Mantıklı bir insan olduğum için ilk tepkim elbette “Norveç mi ulan burası?” demek oldu. Kasım ayının ortasında, Temmuz’da çıkacağı tatili planlayan Avrupalı mısın, 10 sene sonra oturacağın yazlık evin taksidini ödeyen Amerikalı mısın? Bir saat sonra ülke yerinde olacak mı onu bile bilmiyoruz, sen neyin peşindesin güzel kardeşim? 1 saat geç uyansan, günün yarısında olan biteni kaçırmış oluyorsun, bir gün haberlere bakmasan adapte olman 1 hafta sürüyor, hep geçtiğin yoldan iki gün geçmesen o yolu yerinde bulamıyorsun. Neymiş, 8 aylık planı görmek istiyormuş! 

Tamam anlıyorum, çok havalı uluslararası şirketlerin çok havalı departmanlarında çalışıyorsunuz da, “beş dakikada değişir bütün işler” kültürümüzü anlatın Avrupalı, Amerikalı iş arkadaşlarınıza. 90+3’de gelen golleri, bir gün şöhret ertesi gün rezil olunabileceğini, “dün öyleydi bugün böyle”leri, aynı cümleyi defalarca duyabileceğinizi ama her seferinde başka bir anlama gelebileceğini, ülke gündeminin borsa dalgalanmalarına tur bindirebileceğini, değil bir ay, bir gün sonrası için bile plan yapmanın mânâsızlığını ve de ön önemlisi bu topraklarda her şeyin “kısmet” olduğunu örneklerle açıklayın. 

Memleketin hali ortadayken günler öncesinden henüz girilmemiş yeni yılı kutlamak da aynı hesap işte. Türkiye burası; arefeyi gösterir, bayramı göstermez maazallah.
Risk almaya ne gerek var efendim?
Ben herkese iyi günler dilerim. 
O günün sonunu başladığınız gibi bitirebiliyorsanız daha ne isterim?



Foto: Andy Prokh