Thursday, 16 May 2013

SOLITARY SHELL - DREAM THEATER



Bir süredir yazmıyorum.
Doğru şarkıları dinlemiyordum galiba. 
Ya da memleketin bıktıran hallerinden kendime dönüp bakacak bir aralık bulamamış da olabilirim.
Veya gerçekten çalışmaktan, sağa sola koşturmaktan çok sıkılmış ve boş bulduğum her anı fesleğenin kuruyan yapraklarını ayıklamaya ayırmış olabilirim.

Birikmiş notlar, nasıl biteceği belli yarım hikayeler, ilk cümleler, son cümleler, paragrafmış gibi yapan uzun cümlelerle bakışıyoruz her gün. 
Sonra aklıma lisedeyken radyoda çalmasını beklediğim şarkılar geliyor.
Oturup onları dinliyorum.

Bazen tam uykuya dalmak üzereyken bir zaman önce okuduğum kitaptan bir cümle takılıyor aklıma. Bulmazsam kafayı yiyeceğimi bildiğimden, gecenin bir vakti sayfalar arasında o cümleyi arıyorum. Bulduğumda, aradığım şeyi idealize ettiğime ya da o cümlenin bendeki etkisini çokça abarttığıma kani oluyorum.

Bazı geceler rüyamda çok afili cümleler kuruyorum.
Çok güzel hikayeler yakalıyorum. 
Öyle ki, rüyamda yazıp bitiriyorum.
Bazı sabahlar bu yüzden yorgun uyanıyorum.

Rüyamda yazdıklarımı - hatırlayabildiğim kadarıyla - yüzümü bile yıkamadan not ediyorum. 
Sonra o notlar üst üste birikiyor. 
O notların kendi kendilerine cümle olacakları günü bekliyorum.

Okumaktan ve yazmaktan daha önemli bir işim yok gibi geliyor geceleri.
Sabah telefonum çalmaya ve mail yağmaya başlayınca bu his gidiveriyor. 
O an kim benden ne isterse, bana ne söylenirse o daha önemli oluyor. 

Öyle anlarda kendini çok önemseyen insanlardan olmak istiyorum.
Hani her dediğini umursayan birilerinin olduğunu sananlardan. 
Her yaptığını, her yaşadığını abartanlardan.
Yine mesela o gün öfkeli, üzgün ya da mutlu olmasının herkesi ilgilendirebileceğini zannedenlerden.

O kadar özeniyorum, en azından bir deneyeyim diyorum...
Sonra aklıma güzel bir şarkı geliyor, vazgeçiyorum. 

Yemin ediyorum dünya çok boş bir yer. 
Dua etmek ve kitap okumak lazım.*

Six Degrees of Inner Turbulence: VI. Solitary Shell by Dream Theater on Grooveshark

* Murat Menteş

** Bir süredir bloguma yazmadığım için meraklanıp mail atan, twitter'dan soran ya da "neredesin? hadi yaz da okuyalım" diyen insanlar oldu. Gerçekten şaşırdım ve utandım. Teşekkür ederim. 

*** Fotoğrafı, geçen ay Geyikli'de çektim. 

No comments:

Post a Comment