Tuesday, 31 January 2012

YİNE YOL GÖRÜNDÜ GURBETE - BARIŞ MANÇO


Tam 13 sene önce
Tam da bu gece
O kadar oldu mu be Barış Abi?

Yine Yol Göründü Gurbete by Barış Manço on Grooveshark

* Fotografı, Barış Manço müzesinin açıldığı gün çekmiştim.

Monday, 30 January 2012

SEVEN NATION ARMY - BEN L'ONCLE SOUL


"Sadece kendileri için yazdıklarını söyleyen kötü yazarlar ordusuna dahil değilim.
Yazarların kendileri için yaptıkları tek şey, ne alacaklarını hatırlamalarına yardım eden, işi bitince de atılan alışveriş listesidir. Çamaşırhane listesi de dahil, geri kalan her şey bir başkasına yazılmış mesajlardır. Onlara monolog değil, diyalog denir." - Umberto Eco

Seven Nation Army by Ben L'Oncle Soul on Grooveshark

Wednesday, 25 January 2012

Tuesday, 24 January 2012

TOUCH - SEAN HAYES


Kalabalık masaların suskunu değilim ben.
Anlatacak hikayelerim, soracak sorularım, alacak cevaplarım var.
Gidilecek şehirlerim, sevecek kedilerim, bitirecek kitaplarım, yakacak sigaralarım var.
Daha yüzlerce şarkı dinleyip daha onlarca kalem kaybedeceğim.
Belli ki daha bir sürü insan tanıyacağım, eminim bir kısmını hiç sevmeyeceğim.
Daha çok yaz akşamlarım ve gerisini getiremediğim cümlelerim olacak.
Kim bilir belki de büyüdüğümde sorusu olmayan bir cevap olacağım.

Touch by Sean Hayes on Grooveshark

* Burcu Ece Yılmaz'ın istek şarkısıdır.
** Fotoğrafı Berlin'de çektim.

Monday, 16 January 2012

THE STORY - BRANDI CARLILE


Aslında çok fazla şey istemiyorum.
Sabahları işe herkes ne zaman uyanırsa o zaman gelsin,
Çikolata kalorisiz, sigara zararsız olsun
Mesela ev sahibi bi iki ay kira istemeyiversin,
Kadıköy vapuru bi kerecik İzmir'e kadar gitsin,
Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan dönemler artık bitsin,
Dünya barışı gece biz uyurken sağlansın,
Ve bütün dünya buna inansın, hayat bayram olsun istiyorum.
Ne şimdi bu çok mu?

The Story (Album Version) by Brandi Carlile on Grooveshark

* Mine Oral'ın istek şarkısıdır.
** Fotoğraf, Tayland'ın ünlü "Yee Peng" Festivali'nden

Thursday, 12 January 2012

La Belle Dame Sans Regrets - STING


Bir yere kadar çok hata yapmak dert değil de...
Aynı hatayı, çok defa yapmak sıkıntı.

La Belle Dame Sans Regrets by Sting on Grooveshark

Wednesday, 11 January 2012

OLA SE THIMIZOUN - HARIS ALEXIOU


"...Birçok kötü, hatta alçak tanıdım.
Çoğu neseli insanlardi.
Hiçbirinde çekingen bir ruh haline rastlamadım.
Kötüler atak, iyiler pısırıktır.
Etrafınıza bakın, en heyecan verici, en eğlenceli insanlar hep sahtekârlardır.
Hepsi paldır küldür konuşan, ağız dolusu gülen insanlardır.
Çünkü sahtekâr, sempatik olmak zorundadır.
İyinin böyle bir mecburiyeti yoktur.
İyi; sıkıcıdır...” *

Ola Se Thimizoun (Live) by Haris Alexiou on Grooveshark

* Yılmaz Erdoğan'ın bir yazısından alıntı.

LIKE LEAVES IN THE WIND - NICOLA CONTE


Hayatta herkesin aynı anda anladığı şeylerdir şarkılar.
İyi ki hala varlar.

Like Leaves in the Wind by Nicola Conte on Grooveshark

* Fotoğraftaki güzelliği rahmetli olan eski ipod'umun yerine abim taa Amerikalardan getirdi.
Arkasına "abim sağ olsun" yazdırsam da olurdu :)

Tuesday, 10 January 2012

MAYA - SUSHEELA RAMAN


Karaköy'de alt geçidin Necati Bey Caddesi'ne çıkan köşesinde yaşlı bir adam kolumdan tuttu dün.

- Hanım kızım, Saatli Maarif Takvim geldi! Gel gel, bak.

Nasıl heyecanlı, nasıl keyfi yerinde.
Hiç bozmadım.

- Aaa! Ben de bekliyordum, gelmiş sonunda.
- Geldi tabii ya, kırtasiyelere, kitabevlerine daha önceden verdiler, bize anca sıra geldi ama olsun. Al bakalım sana küçüğünden verelim.
- Niye? Büyüğünden alayım.
- Onlar yaşlılar için, sen gençsin, okursun küçük yazıları.
- E peki madem.
- Soranlar olursa gelmiş dersin, bitmeden alsınlar.
- Tabii tabii. Söylerim ben.

Amca duvara asabileyim diye karton fon da verecekti ama almadım.
Küçük boy Saatli Maarif Takvimimi masama koydum.
Her sabah gün kaç dakika uzamış, hangi fırtına ne zamanmış bakarım artık.
Bulursanız siz de alın, böyle küçük ve samimi şeylere daha çok ihtiyacımız var hayatta.
Ama küçüklerinden alın çünkü büyük boy gözleri iyi görmeyen yaşlılar için.

...

Takvim, bugünün yaprağının ön sayfasında Necmi Tanyolaç'ın gazetecilerle ilgili bir sözünü alıntılıyor ve "Çalışan Gazeteciler Bayramı"nı kutluyor; arka sayfasında da Birinci İnönü Zaferi'ni anlatıyor. Günün yemeğinde Pirinç çorbası, Etli lahana dolma, Zeytinyağlı havuç, salata ve meyve var.

Maya by Susheela Raman on Grooveshark

Monday, 9 January 2012

KISS ME - THE CARDIGANS


Biz eskiden de en aşağı böyleydik senlen
Bir bulut geçiyorsa onu görürdük
Bir minarenin keyfine diyecek yoksa onu
Bir adam boyuna yoksulluk ediyorsa onu
Ne zaman hürlüğün barışın sevginin aşkına
Bir cigara atmışsak denize
Sabaha kadar yandı durdu

*Cemal Süreya'nın "Dalga" şiirinden

Kiss Me by Cardigans on Grooveshark

Sunday, 8 January 2012

NIVAHEND LONGA - BURHAN ÖCAL


Pazar öğle vakitleri.
Ben, bir grup İngiliz, bir Fransız çift ve üç Japon Tünel'in kalkmasını bekliyoruz.
Birden içeri 13-14 yaşlarında iki erkek çocuğu dalıyor.
Nefes nefese kalmışlar.
İçlerinden biriyle göz göze geliyoruz.

- Abla, bu Harem'e gider mi?
- Gitmez. Harem karşıda. Vapura binmeniz lazım.
- Tamam Abla sağ ol. Harem'den otobüse binicez de biz.

Önümdeki koltuklara oturuyorlar.
Aradan bir dakika geçmiyor, diğeri oturduğu yerden dönüp soruyor.

- Abla, bu vapura gider mi?
- Gitmez, Karaköy'den Sirkeci'ye gitmeniz lazım.
- Tamam abla. Sağ ol.

Karaköy'den Sirkeci'ye nasıl gideceklerini tarif ediyorum ama anladıklarından pek emin değilim.
Kendi aralarında konuşuyorlar, merakla Tünel'deki turistleri inceliyorlar.
Bir tanesi yine dayanamayıp soruyor.

- Abla be...
- Bu sizin memlekete de gitmez, onu soracaksan.

İkisi birden kıkırdıyor.

- Yok şeyi soracaktım. Bu gavurlar biliyorlar mı bunun nereye gittiğini?

Daha büyük görünen diğerini dürtüyor.

- Ya oğlum niye soruyosun? Onlar turist, baksana haritaları var, kaybolmazlar. Abla sen bakma buna.

Tünel'den inince Sirkeci'ye nasıl geçeceklerini uzun uzun tarif ediyorum. Arabalı vapura arabasız binip binemeyeceklerinden, vapurun kaç para olduğuna kadar bir sürü soru soruyorlar.
Biliyorum kaybolacaklar.
Onlar turist değil ki, haritaları olsun.

Nihavend Longa by Burhan Öçal / Jamaladeen Tacuma on Grooveshark

* Fotoğraf, Stanley Kubrick'in arşivinden.

Friday, 6 January 2012

FLOWERS - WOLF MYER ORCHESTRA feat. Gabriealla Hänninen


Şarkıların havada yaşadığına inanırım.
Pencereyi açınca içeri sızıp kulağına girer, öbür kulağından çıkar.
Sonra da radyoyu boyarlar. *

* Tom Waits'in Uncut Magazine röportajından.

Flowers (feat. Gabriella Hänninen) by Wolf Myer Orchestra & Parov Stelar on Grooveshark

Sunday, 1 January 2012

Wiener Philharmoniker - Demolirer Polka op 269


Fenerbahçe'nin 20 küsur yıldır Türkiye Kupası'nı alamamasından sonraki en büyük talihsizlik rekoru bana ait. 2010 yılında Reset Magazine için yazdığım yazıyı, noktasına virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum. Zira tarihi güncelleyin, değişen bir şey yok.

Hiçbirinci Viyana Kuşatması

1 Ocak 2011. Sabah 11 suları. Hava ayaz mı ayaz, ellerim ceplerimde. Haliyle. Viyana’da karlı bir yeni yıl sabahı, hızlı adımlarla Musikverein’e yürüyorum. Ara sıra sendeliyorum zira Viyana’nın yolları taştan, yerleri kaygan. Bütün şehir bol köpüklü bir latte sanki. Küçük bir kafenin küçük fırınından yeni çıkmış sacher kokusuna, kahve kokusu karışıyor, insanın başı leziz dönüyor. Viyana Filarmoni Orkestrası’nın “Yeni Yıla Merhaba Konseri” ya da orijinal adıya “Neujahrskonzert”e gidiyorum. Zaten ben bu anı 16 yıldır bekliyorum. Kraliyet ailesinden değilseniz ya da diplomatik, ekonomik, kültürel ya da şaibeli bir torpiliniz yoksa bu konsere öyle elinizi kolunuzu sallayarak, iki tıkla bir bilet alarak gidemiyorsunuz. Çekilişe katılmak şart. O çekilişi kazanmak ise çok milyonda bir ihtimal. 16 yıl üst üste hiçbir çekilişte kazanamış, hezimetinin 17. gurur yılında, hem de en şahane yerden konseri izleme şerefine nail olmuşum, sanırsın Strauss’un ikinci nesilden torunuyum. Konser salonu tıklım tıklım, iki dirhem bir çekirdek hanımlar, iki oda bir salon beyler. Yerime geçip oturuyorum, en süper locadayım; hemen yanımda Japon prensi, Danimarka dükü, İspanya kontesi falan var; ben ülkemizi İstanbul Viyadüğü olarak temsil ediyorum. Orkestra salondaki yerini alınca büyük bir alkış kopuyor, kalbim küt küt atıyor; ilk kez tv başında değil, canlı izlemek üzereyim konseri. Tam bu sırada salonda tiz bir çocuk sesi yankılanıyor “anaaneee ananeeee. Kapıyı aç ananeeeee!” Mevzu bahis annane kapıyı açsa da çocuk sussa, konser artık başlasa diye bekliyorum ama nafile. Hala salon “ananeee ananeee” diye inliyor. Sinirleniyorum, koltuğumdan kalkıyorum. Evdeyim. Yeni yılın ilk rüyasından zalimce uyandırılıyorum. Camı açıp azarlıyorum çocuğu: “zile bassana yahu!"
Cevap gecikmiyor: “boyum yetişmiyoooo!” Durumu olgunlukla ve hükmen mağlup karşılayarak oturma odasındaki locamda 17.kez iç geçirerek izliyorum yeni yılın ilk konserini.

Müzik zevkiniz her ne olursa olsun, eski yılı uğurlayan Berlin Filarmoni ve yeni yılı karşılayan Viyana Filarmoni konserleri eşsiz birer lezzettir; gelenektir. 2010’da izlediğiniz güzel konserlerin tadı damağınızda ve yeni yılda gideceğiniz konserlerinin sabırsızlığı arasında vakit bulup izlemenizi öneririm. Yalnız ilk çekilişte Viyana’ya bilet kazanırsanız, faşist kaderime küserim; kazananı üzerim. Haberiniz olsun.

Demolirer Polka Op. 269 by Wiener Philharmoniker on Grooveshark

* Demolirer polka op 269, 1941'deki Viyana Filarmoni Yeni Yıl konserinden canlı kayıt.