Wednesday, 30 May 2012

PACHAMAMA- CACERES


Hindistan'da filleri yakalamak için uygulanan bir yöntem var.
Önce fillerin yaşadığı yerlere derin çukurlar açılıyor ve filler ansızın
tuzağa düşürülüyor.
Sonra simsiyah giyinmiş adamlar, çukura düşmüş fillere günlerce işkence ediyor.
Zavallı filler düştükleri çukurda her gün şiddet görüyorlar.
Bir süre sonra aynı adamlar bu kez beyaz kıyafetler giyerek filleri çukurlardan çıkarıyor.
Onları yıkıyor, besliyor, seviyor.
Filler de kurtarıcıları olan "kahramanlarına" sonsuz bir sevgi ve bağlılık duyuyor;
büyük bir sadakatle hizmet ediyor.

Bir de filler için "hafızaları iyidir" derler.
Söz konusu can havli olunca hafıza da kalmıyor herhalde.

Kabul etmek gerekir ki çok iyi fikir.
Çoğu politikacının, yöneticinin, patronun, müdürün, arkadaşın her gün etrafındakilere yaptığı bundan farklı değil.
O yüzden biri seni çukura iterken çukura değil, seni itenin gözlerine bakmak lazım.
İyice hafızaya almalı ki, seni oradan çıkarırken hatırlayabilesin.

Hikayenin züğürt tesellisi de Bülent Ersoy'dan gelsin; Zalimin zulmü varsa, sevenin allahı var.

Pachamama by Cáceres on Grooveshark

*Fotoğraf, Çeşme Marina'dan.

No comments:

Post a Comment