Tuesday, 22 May 2012

MOVES LIKE JAGGER - MAROON 5


Bir süredir ne zaman dışarı çıkacak olsam “giyecek hiçbir şeyim yok!” diye isyan ediyorum. Bu yüzden geçen gün, gardrobumu açıp içinde ne var ne yok diye uzun uzun baktım. Bir saatlik bakışmaların sonunda dolaptakileri sınıflandırmaya karar verdim. Başaramadım.
Bir iki arkadaşımı aradım, onların da aynı durumda olduğunu öğrendim. Evet, toplu olarak giyecek hiçbir şeyimiz yok maalesef.

Meğer, hangi ruh hallerinde neler almışız da haberimiz yokmuş. Yaptığım küçük, gayri resmi ve gayri ciddi araştırmadan çıkan sonuçları aynen paylaşıyorum. İşte alışveriş yapmak için saçma sapan motivlerimiz ve alışveriş profilimiz:

1- Nası yani? Kilo verince ayaklar da küçülmüyor mu?
Bir iki kilo fazlam var. Yani balık etliyim. Aslında kemiklerim iri de diyebiliriz. Genetik bizde. Tamam peki, değil. Spor yapamıyorum son bir yıldır. Bu yüzden her Pazartesi diyete başlarım, Salı öğlen 12.00 gibi biter. Ama kafama koyduğum zaman da sağlam kilo veririm. Sonra geri alırım ayrı.

Diyetteyken kendimi motive etmek için alışveriş yaparım. Bedenimden küçük elbiseler, pantolonlar ve en çok da ayakkabı alırım. Kilo verince 1-2 beden küçüleceğime göre ayaklarım da en az 1 numara küçülecek haliyle. 37 numara bir sürü ayakkabım var, hepsi “ayaklarım küçülür küçülmez giyeceklerim” rafında bekliyor. Şimdilik giyemiyorum, ama bi kilo vereyim… Diyet? Bu Pazartesi kesin başlıyorum.

2- Benim niye fırfırlı gömleğim var?
İsmini veremeyeceğim bir arkadaşımın pembe tüylü bir şapkası varmış! Şıkır şıkır giyinip operaya gitmediğimizden olacak bir kere bile taktığını görmedim.

Fırfırlı beyaz gömleği de ilginç. 17.yüzyıl Fransız modası geri dönerse kesin giyer bir gün, o yüzden dolapta durmaya devam etmeli!

Püsküllü bej pantolonuna söyleyecek söz bulamadım, ama olur ya bir gün Texas’a tayini çıkarsa yerel halka adaptasyon zorluluğu çekmeyeceği kesin. Her biri sarhoşken alınmış izlenimi yaratan kıyafetlerden güzel bir pişmanlık koleksiyonu çıkar, yalnız o kırmızı deri pantolona yapacak bir şey gerçekten yok.

3- Valla çok ucuzdu!
İndirim zamanı gözü dönen bazı kadınlar vardır hani... (Bütün kadınlar yani...)
Sezon ortası, sezon sonu ve “canımız istedi yine yaptık indirimleri”nde kendini kaybedenlerden... Ne aldığını eve gidene hatta ertesi sabah deneyene kadar fark etmeyenlerden...

Bilirsiniz işte... Pazar yerine dönmüş mağazanın içinde telaşla gezinirler, kıyafet yığınlarından gözlerine çarpanı seçerler, üzerlerine şöyle bi tutarlar, denemelerine bile gerek yoktur, etikette yazan iki haneli sevimli rakam o tişörtün alınması için yeterli bir sebeptir.

Sonrası malum... Asla giyilmeyecek etekler, tişörtler; hiç tarzınız olmayan kemerler, küpeler... Ve fakat zengin görünen, her telden çalan, her an moda olabilecek kıyafetlere son derece hazır bir gardırop. Tabii ki yeni indirim dönemine kadar.

4- Alışverişe meyyalim vallahi stresten!
Birbirinin aynısı üç adet kemer, plasik küpeler, gümüş küpeler, gümüş gibi küpeler, farklı boyutta halka küpeler, şıngır şıngır bilezikler, çiçekli broşlar, Hello Kitty tacı, tavuskuşu tacı, renkli tokalar, renksiz tokalar, lastik tokalar...

Ne zaman iş yerinde bir şeye sinirlensem kendimi bunları alırken buluyorum. İş yerinden çıkıyorum, söylene söylene en yakın alışveriş merkezine atıyorum kendimi. Gözüme aksesuar mağazalarını kestiriyorum, sanki çok acil bir yere yetişecekmişim gibi hızlı adımlarla içeri gidiyorum, gözüme hoş görünen şeyleri alıyorum ve aynı kararlıkla çıkıyorum. Zaten sonrasını pek hatırlamıyorum.

Küçük grubumuzdan çıkan profiller böyle.
"Giyecek bir şeyim yok!"bazen küçük bir espri ve bazen de büyük bir şımarıklık.
Ben dolabımı açtım ve büyük bahar temizliği yaptım.
Gayet iyi durumda olan, giymeyeceğim ya da giymekten sıkıldığım ama bir başkasının işine yarayabilecek tüm kıyafetlerimi/ayakkabılarımı ayırdım.
Beşiktaş Belediyesi’nin Dost Eller Organizasyonu’nu aradım.
Sağ olsunlar, kalkıp geldiler ve evden kullanmadığım tüm eşyaları aldılar.
İlgilenenler için:
Beşiktaş Belediyesi, Dost Eller Organizasyonu - 0 212 261 81 00
Ve elbette şu an giyecek hiçbir şeyim yok!

Maroon 5 featuring Christina Aguilera by Moves Like Jagger on Grooveshark

* Fotograftaki gardrop benim değil. Gerçekten.

No comments:

Post a Comment