Saturday, 12 May 2012

CARNAVAL DE PARIS - DARIO G


İlkokuldayken bana sürekli takılan Fenerli bir arkadaşım vardı.
Beni kızdırmak için defterime FB yazardı, sarı Arı Mayalı silgimin bir tarafını tükenmez kalemle maviye boyardı. Ben O'na her seferinde aynı şekilde karşılık verirdim: Biz sarayız, siz bahçesiniz oğlum! Bunu her duyduğunda sinirden deliye dönerdi. Çocukluk işte.

Ortaokulda iş biraz daha ciddiye bindi.
Özellikle yenildiğimiz maçlardan sonra okula gitmek hayli zorlaştı.
Etrafımdaki Galatasaraylılar artsa da mutlaka bizi sinirlendirecek bir Fenerli çıkıyordu karşımıza.
Bu sefer oturduk dönemin futbol şube sorumlusu Adnan Polat'a bir mektup yazdık. "Takım iyi oynasın, bir şey yapın. Okulda dalga geçiyorlar sonra üzülüyoruz" diye. Mektubun bir kopyası ya Emine'nin ya da İnanç'ın defterlerinden birinde duruyordur. Çocukluk işte.

Lise ve üniversite yılları stada artık daha rahat gidebildiğimiz yıllardı.
Esin'le Juventus maçı için 7 saat önceden Ali Sami Yen'e girip oturmuşluğumuz var. Yine mesela her maç giderek acayipleşen totemlerimiz var, UEFA Kupası turunu görmek için Taksim'de saatlerce beklemişliğimiz var. Çocukluk işte.

Şimdi üstüne para verseniz 7 saat önceden hayatta stada gidip oturmam.
Bırakın mektup yazmayı, yöneticilerden birine tweet bile atmam.
Formamı giyer bir tarafta otururum sessiz sakin.
Biz büyüdük; değerler de, hesaplar da küçüldü.
Futbol kimin için var artık pek emin değilim.
Kupa da, şampiyonluk da, dünyanın bütün golleri de kim isterse onun olsun.
Çünkü bize her sevdadan geriye kalan sadece Galatasaray.

Ve elbette;
Biz sarayız, siz bahçesiniz oğlum! 

Carnaval De Paris by Dario G on Grooveshark

No comments:

Post a Comment