Sunday, 1 January 2012

Wiener Philharmoniker - Demolirer Polka op 269


Fenerbahçe'nin 20 küsur yıldır Türkiye Kupası'nı alamamasından sonraki en büyük talihsizlik rekoru bana ait. 2010 yılında Reset Magazine için yazdığım yazıyı, noktasına virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum. Zira tarihi güncelleyin, değişen bir şey yok.

Hiçbirinci Viyana Kuşatması

1 Ocak 2011. Sabah 11 suları. Hava ayaz mı ayaz, ellerim ceplerimde. Haliyle. Viyana’da karlı bir yeni yıl sabahı, hızlı adımlarla Musikverein’e yürüyorum. Ara sıra sendeliyorum zira Viyana’nın yolları taştan, yerleri kaygan. Bütün şehir bol köpüklü bir latte sanki. Küçük bir kafenin küçük fırınından yeni çıkmış sacher kokusuna, kahve kokusu karışıyor, insanın başı leziz dönüyor. Viyana Filarmoni Orkestrası’nın “Yeni Yıla Merhaba Konseri” ya da orijinal adıya “Neujahrskonzert”e gidiyorum. Zaten ben bu anı 16 yıldır bekliyorum. Kraliyet ailesinden değilseniz ya da diplomatik, ekonomik, kültürel ya da şaibeli bir torpiliniz yoksa bu konsere öyle elinizi kolunuzu sallayarak, iki tıkla bir bilet alarak gidemiyorsunuz. Çekilişe katılmak şart. O çekilişi kazanmak ise çok milyonda bir ihtimal. 16 yıl üst üste hiçbir çekilişte kazanamış, hezimetinin 17. gurur yılında, hem de en şahane yerden konseri izleme şerefine nail olmuşum, sanırsın Strauss’un ikinci nesilden torunuyum. Konser salonu tıklım tıklım, iki dirhem bir çekirdek hanımlar, iki oda bir salon beyler. Yerime geçip oturuyorum, en süper locadayım; hemen yanımda Japon prensi, Danimarka dükü, İspanya kontesi falan var; ben ülkemizi İstanbul Viyadüğü olarak temsil ediyorum. Orkestra salondaki yerini alınca büyük bir alkış kopuyor, kalbim küt küt atıyor; ilk kez tv başında değil, canlı izlemek üzereyim konseri. Tam bu sırada salonda tiz bir çocuk sesi yankılanıyor “anaaneee ananeeee. Kapıyı aç ananeeeee!” Mevzu bahis annane kapıyı açsa da çocuk sussa, konser artık başlasa diye bekliyorum ama nafile. Hala salon “ananeee ananeee” diye inliyor. Sinirleniyorum, koltuğumdan kalkıyorum. Evdeyim. Yeni yılın ilk rüyasından zalimce uyandırılıyorum. Camı açıp azarlıyorum çocuğu: “zile bassana yahu!"
Cevap gecikmiyor: “boyum yetişmiyoooo!” Durumu olgunlukla ve hükmen mağlup karşılayarak oturma odasındaki locamda 17.kez iç geçirerek izliyorum yeni yılın ilk konserini.

Müzik zevkiniz her ne olursa olsun, eski yılı uğurlayan Berlin Filarmoni ve yeni yılı karşılayan Viyana Filarmoni konserleri eşsiz birer lezzettir; gelenektir. 2010’da izlediğiniz güzel konserlerin tadı damağınızda ve yeni yılda gideceğiniz konserlerinin sabırsızlığı arasında vakit bulup izlemenizi öneririm. Yalnız ilk çekilişte Viyana’ya bilet kazanırsanız, faşist kaderime küserim; kazananı üzerim. Haberiniz olsun.

Demolirer Polka Op. 269 by Wiener Philharmoniker on Grooveshark

* Demolirer polka op 269, 1941'deki Viyana Filarmoni Yeni Yıl konserinden canlı kayıt.

No comments:

Post a Comment