Tuesday, 10 January 2012

MAYA - SUSHEELA RAMAN


Karaköy'de alt geçidin Necati Bey Caddesi'ne çıkan köşesinde yaşlı bir adam kolumdan tuttu dün.

- Hanım kızım, Saatli Maarif Takvim geldi! Gel gel, bak.

Nasıl heyecanlı, nasıl keyfi yerinde.
Hiç bozmadım.

- Aaa! Ben de bekliyordum, gelmiş sonunda.
- Geldi tabii ya, kırtasiyelere, kitabevlerine daha önceden verdiler, bize anca sıra geldi ama olsun. Al bakalım sana küçüğünden verelim.
- Niye? Büyüğünden alayım.
- Onlar yaşlılar için, sen gençsin, okursun küçük yazıları.
- E peki madem.
- Soranlar olursa gelmiş dersin, bitmeden alsınlar.
- Tabii tabii. Söylerim ben.

Amca duvara asabileyim diye karton fon da verecekti ama almadım.
Küçük boy Saatli Maarif Takvimimi masama koydum.
Her sabah gün kaç dakika uzamış, hangi fırtına ne zamanmış bakarım artık.
Bulursanız siz de alın, böyle küçük ve samimi şeylere daha çok ihtiyacımız var hayatta.
Ama küçüklerinden alın çünkü büyük boy gözleri iyi görmeyen yaşlılar için.

...

Takvim, bugünün yaprağının ön sayfasında Necmi Tanyolaç'ın gazetecilerle ilgili bir sözünü alıntılıyor ve "Çalışan Gazeteciler Bayramı"nı kutluyor; arka sayfasında da Birinci İnönü Zaferi'ni anlatıyor. Günün yemeğinde Pirinç çorbası, Etli lahana dolma, Zeytinyağlı havuç, salata ve meyve var.

Maya by Susheela Raman on Grooveshark

1 comment:

  1. Biz cep boyunu aldık. Yanlış anlaşılmasın.

    ReplyDelete