Sunday, 26 June 2011

HOCUS POCUS - FOCUS


- Vay bee Cannes'da Grand Prix'i bizim iş almış!

- Aaa hangi iş?

- Nike. Write the Future.

- Nası ya?

- Ben Wieden/Kennedy Amsterdam'la ortak projede çalışmıştım hatırlıyo musun?

- Evet?

- Benim birlikte çalıştığım ekipten bir iki kişi o zaman bu kampanya için de çalışıyordu.

- Eee?

- Bütün taslakları filan gördüm masalarının üstünde.

- Eee?

- Bu işi yapanları tanıyorum, Mark mesela senaryoları filan göstermişti bana. Jeff var kreatif direktör, o telefonla konuşuyodu, yönetmenle galiba. Tam duyamadım gerçi.

- Yani?

- E ben de oradaydım yani.

- Hı?

- Bizim memlekette böyle diil mi abi? İş yapılırken fiziksel olarak orada olman yetiyo. Sırf bu yüzden aynı işi -nasıl oluyorsa- 10 kişinin portfolyosunda görmüyo musun? Ya da künyede o işin yapıldığı tarihte ajansta çalışmayan birinin adını bile görmüyor musun? Hatta sahneye ödülü almaya onun eniştesi bile çıkmıyo mu? Aman neyse ya... Millet kristal elma peşinde koşsun, Grand Prix aldık beee heyt beee! Dur ben annemleri ariiim.

- Haaa... Almanlar yenince biz de yenmiş sayıldık gibi?

- Gibi, evet.

Focus - Hocus Pocus by NoiseBoy

ps: Hikaye doğru. Oradaydım. Mark'ın masasında taslakları da gördüm, hikayeyi de dinledim.
Ama bi arayıp tebrik etmediler ya alacakları olsun! Oysa ben bugüne kadar bizim sandığım (!?) işlerimizle kimleri tebrik ettim. Ayıp ya. Hani ekip ruhu? Hani paylaşma? Ne diyim, gavurun adaleti yok kardeş.

No comments:

Post a Comment